Meltem Seren Kalıcı Makyaj Web Sitemize Hoş Geldiniz 0 258 265 71 44 - info@meltemseren.com

Kalıcı Makyaj Nedir?

Kalıcı Makyajın Tarihçesi

1920'lerde kaşlar bütün kadınları hüzünlü gösterecek kadar düşük. Yanlardan kalemle de daha da düşük hale gelen kaşlar sahibi için adeta "bin derdim var hangisine yanayım" dedirtiyor.

Buradan aslında kadın üzerindeki güzellik algısının da ne kadar farklı olduğunu görebiliriz. Güzel kadının hüzünlü olmakla bir ilişkisi varmış o zamanlar.

30'larda kadınlar üzgün görünmekten bıkmışlar. Adeta gözün etrafında dönen yarım bir çemberle büyük büyük bakmaya çalışmışlar.

Kaşlar iyice incelmiş bu dönemde. Fakat şekil ve kadına kattığı ifade olarak kadının bu dönemde "hüzünlü değilim, meraklı ve ciddiyim" demeye çalıştığı kesin. Bu ince ve yuvarlak kaşlar insanı ilgili, meraklı ve ciddi gösteriyor.

1940'larda kaşlar kalınlaşmaya başlamış fakat o kavisten yine vazgeçilmemiş. Kadınlar daha güçlü bakmak istemiş.

O ince kavisten büyük bir aydınlanmayla vazgeçen kadınlar, yine kavisli ama daha kalın kaşlara geçmişler. Kalın kaşın bakışları daha güçlü gösterdiği kesin.

50'lerde yuvarlak bir kavis yerine kaşın ortasından keskin bir açıyla şekillenmiş kaşlar moda. Kadınlar o minik açıyla keskinleşmiş bu dönemde.

Geniş açılı bir üçgene benzeyen kaşlar bu dönemin kadınlarının keskinleştiğini gösteriyor. Üstelik şükürler olsun hala kalın kaşlar duruyor.

60'larda yarısı kalın başlayıp tam ortasında daha ince bir hale dönüşüyor kaşlar. Kadınlar hem çok güçlü hem de zarif olabilirim demek istiyor.

Uçlarından incelen kaşlar kadının bu dönemde güçlü olmak ve zarif olmak arasında bir denge tutturmaya çalıştığını gösteriyor. Tabii öyle olmayabilir, fakat o dönem kadınlarını düşününce bu bakış çok daha oturaklı geliyor.

70'lerin hippi, özgürlük ve doğayla ilişkilerine tekrar canlandığı yıllar. Kadınlar kaşlarına müdahale etmişler fakat çok az.

Kaşlar hafif hafif temizlenmiş. Doğal olmak bu dönem kadınında çok kıymetli olmuş.

80'lerde iş iyice allanıp budaklanmış küçük tüylere dokunmak da yasak. Fakat o kaşlar yukarı taranacak.

Kalın ve güçlü kaşlar seksenlerin modası. Her şeyin aşırı olduğu o dönemde tabii ki kaşlar da en ihtişamlı dönemini yaşamış. Kadınlar güçlü bakmanın yanına, iddialı bakmayı da bu kaşla kolaylaştırmış.

90'larda dünyaya ne oldu bilmiyoruz. Bu kadar kafası karışık bir dönem bir daha gelir mi bilmiyoruz. Fakat kadınları 30'ların o korkunç kaşlarına geri döndürmüş.

Son derece gereksizce, birden incelen kaşlar birçok kadının şu an doksanlara baktığında "ben kendime ne yapmışım öyle" demesine sebep olmuştur. Küreselleşmenin en hız kazandığı dönemlerden biri olmasından mıdır yoksa 80'ler gibi güçlü ve ikonik bir dönemi geride bırakmanın getirdiği kafa karışıklığı mıdır bilinmez, tek emin olduğumuz şey, 90'lı yıllar kaşlar adına utanç yılları olmuştur.

2000'lerde hafif bir 70'ler doğallığı tekrar geri gelmiş. Kaşlar uzun değil, kalın sayılır ve çok hafif bir kavisle incelip gözün hemen bitiminde sona eriyor.

Çok iddialı değil, yüze daha çok bir eksiksizlik hissi katıyor. 2000'ler sanırız biraz ihtiyatlı olma yılları. Her ne kadar 70'ler kaşlarına benziyor olsalar da aynı kaş değil bunlar. İhtiyatlı ve dikkatli olmanın kaşları bunlar.

2010'lar doğal kaş değil kalın kaş moda, bu uğurda kaş ektirmeler, kontür yaptırmalar, kaş boyamalar aldı yürüdü. Bu yıllarda kaş başrol!

Kendi gür kaşları olanların çok şanslı olduğu 2010'lar olmayanların ise kabus yaşadığı yıllar. Diğer yandan bu yıllarda kaşın kavisi giderek kayboluyor. Yavaş yavaş kalın fakat düz bir şekilde devam eden kaş giderek daha çok moda olacak gibi.

Bu da bizim 2020 için öngördüğümüz kaş modası: Hafif ince başlayıp kalınlaşıp, sonrasınca incelerek biten kavissiz kaş!

100 yıllık kaş yolculuğumuzun sonuna geldik. Kaşlarınızın sağlıklı ve gür olması dileğiyle.

Kalıcı Makyaj Nedir?

Her an, her yerde ve her koşulda, daima doğal görünümlü ve makyajlı...!

Doğal güzelliğin ölçüsü, sabah yataktan kalktığında veya duştan çıktığı anda nasıl göründüğüdür. Spor yaparken, yüzerken veya iş yaşamı içinde gün boyunca makyajın bozulmadan aynen korunması çok zordur.

Çağımızın yoğun günlük hayat ve iş yaşamı temposunda, kişisel bakımına özen gösteren hanımların çoğu ne makyaja ne de kuaföre vakit ayırmaktan hoşlanmazlar. Saçlarına biyoform yaptırıp kuaförlerine veda ederken, her an yaşama hazır olmak isterler. Tabii bütün bunlar çağdaş kadının güzel görünmekten vazgeçtiği anlamına gelmez. Tam tersine her an, her yerde ve en doğal haliyle arar.

Kalıcı makyaj, her şart altında bakımlı olmak isteyenler için çok uygun bir seçimdir. Duşun altında dalti yerinde duran hafif sürme, dudak kontürü, şekil verilmiş kaşlar sizi yıllarca terk etmez. Kalıcı makam tıbbi adı "Intradermel-Mikropigmentasyon" dur. Kalıcı makyajda kullanılan cihazlar dövmede kullanılanlardan farklıdır, ayrıca iğneler çok incedir ve mürekkep yerine pigment enjeksiyonu yapılır.

Kalıcı makyaj gözlere, kaşlara, dudaklara uygulandığında onları sadece belirginleştirir. Normal makyaj gibi abartılı değildir. Kalıcı makyaj yüzdeki ifadeyi netleştiren bir çerçevedir. Kalıcı makyaj cildin yüzeyine yapılmaz. Deri altına mikropigmentasyon tekniğiyle yapılır. Bu pigmentler derin Da altında kaldığı için doğal ve pastel tonlarda görünür. Bu pastel görüntü kalıcı makyaja yumuşacık bir cloğallık verir.

Kalıcı Makyajı Kimler Tercih Edebilir?

Kalıcı makyaj herkese uygulanabilir. Özellikle makyaj yapmaya vakit bulamayan aktif hanımlar, sporcular, sanatçılar, kontakt lens kullanan kişiler kalıcı makyaja daha fazla ihtiyaç duyarlar. Örneğin sarışın ve beyaz tenli bir insanın kirpikleri, kaşları siliktir. Yüzdeki tüm renklerin birbirine yakın tonlarda olması ona soluk bir ifade verir. Bu soluk ve solgun görünümünü yok etmek ve ifadeyi belirginleştirmek için, günlük yaşamda gözlere göz kalemi veya eye-liner, kaşlara hafif bir kaş kalemi ve dudaklara ince bir kontür çizilmesi gerekir. Ve tüm bunlar gün boyunca en az bir-iki kere tazelenir. Kalıcı makyaj bu uygulamaların dayanıklı ve kalıcı bir hale getirilmesidir. Her an, her yerde ve her koşulda, akmadan, bulaşmadan, uğraşmadan makyaj yerinde durur. Öte yandan kirpik ve kaşları seyrek veya renksiz olanlar, düşük kaşlar, ince dudaklar, doğuştan veya sonradan dudaklarında şekil veya renk sorunu olan kişilerde kalıcı makyaj görünümü büyük ölçüde düzeltir.

Kalıcı Makyaj ve Dövme Arasındaki Farklar Nelerdir?

Kalıcı makyaj dövme değildir ve tekniği oldukça farklıdır. Klasik dövmeler mürekkep boyalarla yapılır. Mürekkep yüze uygulandığı zaman, hem alerjik reaksiyonlara neden olabilir hem de zaman içinde kaybolmayacağı için daha sonraki yıllarda, başka uygulamaların yapılmasına engel olur. Kalıcı makyajda ise doğal pigmentler bitki köklerinden hazırlanmış boyalar kullanılır. Bunlar zamanla vücut tarafından yavaşça eritilir.

Kalıcı Makyajla Güzelleşmek

Kalıcı makyaj son derece doğal bir görünümle yüzdeki kontrastları arttırır, hatlarını belirginleştirir, bazı kusurları giderir. Gündelik yaşamda ve her şart altında bakımlı görünmeyi sağla': Gerektiğinde veya istendiğinde üzerine klasik kozmetik makyaj yapılabilir.